29 Ocak 2015 Perşembe

Ahmet Batman - Soğuk Kahve

Bilmiyorum bu kitabı okumayan var mıdır...

İnsanın sıkıldığı, çok sıkıldığı zamanlar oluyor bazen. Bir kitap alıp öylesine okumak istiyor, karakterlerin içinde kaybolacak gücü dahi olmuyor. Bir kitapta kendinden bir şeyler bulmak için okuyor yalnızca... Ben bu kitabı okurken öyle yaparım, rastgele bir sayfa açarım ve ''bak işte aynı beni anlatıyor bu satırlar'' derim.

Eğer sizinde böyle anlarınız oluyorsa, kendinizden bir şeyler mutlaka  bulursunuz bu kitapta. Öyle heyecanla bir çırpıda okuyup bitirmeyi beklemeyin. Her cümleyi yaşayın. Bakın bakalım kendinizi bulabilecek misiniz bu alıntılarda :*



Topuklu ayakkabı mı yoksa ben mi?
Bir kadını zorlayan bir soru olabilir.
''Çikolata mı ben mi?'' sorusu kadar olmasa da zorlar.
Sizler topuklu ayakkabısı ayaklarını vuran kadınlarsınız.
Topuklarınızın altında kağıt mendiller var.
Bazılarınızın gözyaşlarını silen mendiller işte, yabancı değiller.
O mendiller hep canınızın yandığı yerlerde...
Çok adisiniz pembe rujlar, çekici kılıyorsunuz dudakları.

                       ***

Ve gerçekten değerli olmak istemiyorum başka birinin kalbinde. Belki de en yakışmadığım yer orası. 
(...)
Ve bir kalbin içini ''kendine iyi bak'' lafı boşaltabilir mi? Biraz düşün, sonra beni yeniden sev. Olmadı yeniden gidersin, alıştım ben.

                        ***


Bazen umut verir karşındaki, hani bir bakışı yeter işte, bir şey olduğu yok aslında, bir şey olmaz işte, sadece baktığı yere denk gelmişsindir belki de. Git radyoyu aç ve onu sevmeye devam et, zamanı gelince vazgeçersin.

Nasıl âşık oluyorduk... Unutmuşum ben.

                       ***

İnsan içindeki boşlukları yazar, kimsenin dolduramadığı, belki de hiçbir zaman dolduramayacağı... Eksildikçe daha çok yazarsın ve her giden bir kitap bırakır boşluğuna. Ağırlaşırsın, kalınlaşırsın ve cephe alırsın artık çünkü ne kadar çok insan geçerse hayatından o kadar zor güvenirsin. Güvenemedikçe sen hep, sen olarak kalırsın. Biz olmak bir hayal olur, katamazsın ki kimseyi hayatına. İlk insanda doğruyu bulacak kadar şanslı değiliz ama doğru insanı bulmak için yüzlerce hayattan geçecek kadar da aptal olmamalıyız. Ve bir gün karşına iki biletle çıkarsam nereye diye sorma.

Eğer hayatıma çok seveceğim biri girecekse, daha neyi bekliyor?

                       ***

Alıntılar bu kadar. Mutlaka kitaplığınızda bulunması gereken bir kitap bana göre. Beni anlatan kısımları renkli yazdım ama, aslında öyle birini beklediğim falan da yok çok fazla. Gelirse gelir, mutluyum böyle ben :) Jeroen hayatımın, günümün büyük kısmını dolduruyor zaten.Gerçek bir dost yeterli oluyor. Dün söylediklerinden sonra bir de, şimdilik böyle mutlu olduğuma karar verdim.
''Türkiye artık sadece Türkiye değil ki benim için. Türkiye = Buse... Seni sevdikçe ülkeni de seviyorum.'' 

Bana değil de, benim güzel ülkeme yaptığı iltifatlar hoşuma gidiyor çok :)) Evet, o yüzden yabancılara fena sardım ben bu ara. Jeroen'a söyliyeyim de bana bir Hollandalı bulsun hihihi :D Evet evet, kesin söylemem lazım. Zaten Hollanda'ya taşınma planlarımız var Büşra'yla. Hatta ona da ayarlıyım bir tane. Güzel hayaller bunlar, çok güzel... :)) Yani o çok seveceğim kişi, şimdi gelmesende olur. Bekle, Hollanda'yı bekle :))

Hepinizin doğru insanı bulması dileğiyle... İstediğiniz anda, istediğiniz yerde, ya da öyle ansızın... :*

2 yorum :

  1. Eğer hayatıma çok seveceğim biri girecekse, daha neyi bekliyor? Uzun zaman oldu ama piyasada yok. Bu aralar ihtiyacım da yok en yakın arkadaşım bana yeter :D Buse hadi biletleri alıp gidelim buralardan, ve Jeroeni karıştırmayalım ya boş ver uğraştırmayalım çocuğu ;))

    YanıtlaSil
  2. Hahahaha evet o bana hayatta bulmaz. Öyle gıcık. Bence de gidelim. Duramıyorum. Biz geliyoruz Hollandaaaaa :)))

    YanıtlaSil