26 Ocak 2015 Pazartesi

Şeytan Marka Giyer

And I won’t let you down
No, I won’t let you down
I won’t let you down, my love



Neden böyle hoş ama alakasız bir şarkıyla konuya girdiğimi hemen anlatayım. Yazı yazacağım zamanlarda mutlaka bir şarkı açıp yazmaya başlarım. Bugün de tam öyle yapıyordum ki Hollandalı arkadaşım o sırada bana bu şarkıyı gönderdi.Zamanlaması müthişti. 'Bu şarkı tam bizim için' dedi. Ben deli dolu, hareketli şarkıları çok severim. Durduk yere duygusallaşmak anlamsız gelir. O da tam tersine duygusal şarkılara bayılır. Ne yalan söyliyim benim de hoşuma gitti bu sefer.O yüzden böyle başladım yazıma. Bu çocuk beni değiştiriyor mi ne?  ;)  yok yok olmaz öyle şey. O da en az benim kadar delidir. Deliliğimiz çekiyor bizi birbirimize zaten. Her neyse, bizim zaten özel bir şarkımız var.Benimde kafama dank etti hemen sordum:

B: Bizim şarkımız mı? Dur bir dakika, bizim niye 'şarkılarımız' var ?

J: Çünkü biz müzikten anlıyoruz tatlım.

Bu kadar hazırcevap olunmaz ki. Ne diyeceğini bilemiyor insan :))

Evet, anladığınız gibi yine bomboş,sıkıcı ve sadece arkadaşım Jeroen'la konuşarak geçirdiğim bir gün... Benim gibi bomboş bir insanın oturup bütün gün blog yazması gerekir aslında... Ama nasıl tembelim bir bilseniz... Her şeyi erteleyip durduğumdan böyle oturuyorum. Yine de fotoğrafçılık ile ilgili bir blog açmayı düşünüyorum. Tabii bin bir güçlükle aldığım yeni makinemi henüz çok fazla kullanma şansı bulamadım. Yaza kalacak gibi..Yaz için çok pis planlarım vaarrr, bol bol fotoğraf çekiceeem :D o zaman MUTLAKA yapacağım :) gördükçe çok kıskanıyorum :)

Konuya bugün gelecek misin Buse? Evet evet hemen geliyorum :)
Bu aralar filmi de çekilmiş kitaplar hakkında yazmayı çok istiyordum, çünkü blogumun konusuna tam anlamıyla uyuyor :) Elimde de böyle bir sürü kitap varken ne duruyorum ki ? Bir de kahvemizi alalım elimize,hadi bir film bir kitap yapalım *-*

Şeytan Marka Giyer




İsmi bile kitabını almak için ya da filmini izlemek için yetiyor aslında değil mi ? Tabiki ben ilk önce kitabını okudum. Her kitap, filminden önce mutlaka okunmalı *** Tabiii ben üşenirim kitabını okumaya, açıp filmini izleyeyim işte diyorsanız o size kalmış (: Bana sorarsan üşengeçlik etme, aç oku kitabını !! :)))

Ben bir kitabın çekilen filmini izlediğimde bir türlü hoşnut kalmam, çok zor beğenirim. Ya kitabın bire biridir yapılan, yönetmenin kattığı hiçbir şey yoktur ya da kitapla hiç alakası yoktur. ''Biraz yaratıcı olup küçük küçük şeyler koysanıza araya, bir film çekmeyi beceremiyorsunuz, çekilin ben daha iyi yönetirim'' diyerek acımasız bir şekilde eleştiririm her filmi. Haklıyım ama, beceremiyorsan çekil o koltuktan :)

Şeytan Marka Giyer filminde de durum aynı gibiydi. Çok fazla eleştirmeyeceğim bu sefer çünkü oyuncular gerçekten çok kaliteliydi ve karakterine tam oturuyordu. Birkaç şey eklemeyi de ihmal etmemişti sevgili yönetmenimiz :) Ayrıca bir Anne Hathaway filmi olduğu için mutlaka izlenmeye değer...



Daha uygun biri olamazdı bu rol için :) 
Evet, gelelim filmin konusuna...Sıradan bir kız olan, hiçbir özelliği bulunmayan Andrea, birden kendisini Runway dergisinde bulur. Moda kraliçesi Miranda'nın yeni bir asistana ihtiyacı vardır ve tuhaf bir biçimde Andrea bu işe uygun görülür.


Üstelik bu kıyafetlerle... Andrea ya da Andy; Runway dergisine adım atıp herkesin ona taptığı moda kraliçesinin asistanı olmasına rağmen, işe bu kıyafetlerle gelmeye devam eder. Büyük cesaret *** Ya da onun hâlâ aynı ''Andy'' olduğunu gösterme çabası...


Tabii dergide; süslü püslü, son moda, en pahalı şekilde giyinenlerin arasında ''Bu da kim?'' diye küçümseyici tepkiler alması çok çok normal :)) Ancak Andy bunların altından kalkar, patronunun verdiği işleri hakkıyla yerine getirir!!


Tamam, tamam... Belki de mükemmel şekilde değil :)) Olabildiğince altından kalkar diyelim ;) 

Peki Andy'nin patronu nasıl biri ? Runway dergisi ona ait, milyonlarca kişi ona tapıyor, kahvesinin bir dakika gecikmesini kabul edemiyor, çok zor beğeniyor, her şey mükemmel olsun istiyor. Aklınızda nasıl biri canlanıyor? 



Bunun gibi olabilir mi? 


Sinir bozucu kadın, Andy'i sürekli aşağılıyor. Özellikle kıyafetleri yüzünden zavallı kızımızın işitmediği laf kalmıyor :) Patronu Miranda, ona yeni kıyafetler veriyor. Zaten kadınların birbirleriyle moda konusunda kıyasıya yarıştığı bir dergide Miranda gibi bir kadının asistanı olarak ne kadar öyle gezebilirsin ki?



Andrea müthiş bir değişim geçiriyor. Buna dergidekilerin tepkisi ne oluyor? *-*


Evet, aynen gördüğünüz gibi. Beni en çok güldüren kare :)))


Kıyafetlerin insanı nasıl güzelleştirip değiştirdiğini bir kez daha canlı bir örnekle gözler önüne serdik beyler, bayanlar :)))


Tabii yeni kıyafetler, Andrea'nın altından kalkması gereken tonlarca işi bir gram bile azaltmıyor. Her gün aynı koşuşturmaca, aynı telaş... Runway dergisindeki işinin altından kalksa da artık kendi hayatını kaybediyor. Bütün hayatı Miranda ve Runway oluyor. Seçim yapmak zor değil mi ? Kendi hayatı mı, o ışıltılı dünya mı?


Miranda her aradığında telaşa düşüyor, nerede olursa olsun yardımına koşuyor. Miranda'nın istekleri asla bitmiyor.Bu arada sevgilisini de çok fazla ihmal ediyor.



O kadar ünlü modacılarsınız, şu kel kafanın giydiği kıyafete bak. Varlık içinde yokluk  :)) şempanze gibi geziyor, olmaz ki böyle *-*





Filmde en çok gördüğümüz manzaralar... Hiçbir şeyi beğenmeyip sürekli azarlayan Miranda, dehşete düşen Andrea. Bu ikiliyi izlemelisiniz :)))


Peki sonunda ne olacak? Andrea bu şaşaalı hayatı yaşamaya devam mı edecek, yoksa kendi hayatına geri mi dönecek? Miranda, bütün aşağılamalara rağmen ondan son derece memnun gözüküyor.


Film için yapacağım tek eleştiri, aşk kısmı biraz daha fazla kullanılmalıydı. Aralarındaki daha yoğun bir şey olmalıydı. Bu çiftimizi pek fazla bir arada göremiyoruz. Runway'in koşuşturmasından olduğunu biliyoruz ama, sevgilisi biraz daha filmin içinde olmalıydı diye düşünüyorum.



Filmin sonunda ne olacak? Andrea yeterince mutlu mu? Hadi izleyin görün, ya da kitabını okuyun. Kitabıyla filmi eşit derecede güzeldi diyebilirim. Birinden birini atlasanız çok şey kaybetmezsiniz :) 

İyi seyirler ya da iyi okumalar :* :* :*










Hiç yorum yok :

Yorum Gönder