13 Şubat 2015 Cuma

Lanetli Yıldız

Kitaplar hakkında yazmayı her şeyden çok seviyorum.  Yazacak çok filmim ve kitabım birikti. Ufak sağlık problemlerim yüzünden bir süre yazamadım ama tabi ki kitap okudum, 3 günde 2 kitap bitirdim. Daha sonra da sürekli şu kitabı yazıyım, bu filmi yazıyım diye kafamda plan yapıp durdum. Eh, bir yerden başlamak gerek değil mi ?***

Chatham Cadısı Günlükleri serisini herkesin okumasını tavsiye ederim.  İki kitabı Türkçe'ye çevrildi. Birincisi Günahkar Doğan, ikincisi Lanetli Yıldız. Üçüncü kitap ise büyük merak konusu...Henüz Türkçe'ye çevrilmedi.

Seri hem gerçeğe çok yakın, hem de bir o kadar uzak. Ben Lanetli Yıldız'ı anlatacağım. İlk kitabı okuyalı çok oldu, ama bunu daha bugün bitirdim ve yazmak için inanılmaz bir istek duydum :* ♡


Kitabın kapağı o kadar etkileyici ki, dakikalarca inceleme isteği uyandırıyor. Şimdiye kadar gördüklerimin en güzeli diyebilirim *-* Bu kapağı görünce koşup alası geliyor insanın zaten, durmayın koşun alın ;)

O kadar yoğun, duygulu, heyecanlı bir öyküsü var ki... İki kitapta da okurken ağlayasım geldi. Çok sulu göz bir insan değilim ben, ağlamadım tabii ki ama delirdim. Yazarımız tansiyonumuzu yükseltmek için elinden geleni yapıp bizi meraktan deliye döndürüyor. Hiç acımıyor! Ben onun gibi davranmadan hemen konuya geliyoruuum. 

Kitaplar birbirinin devamı olduğu için kısaca Günahkar Doğan'ı anlatarak başlıyorum: 


Yine çok hoş bir kapak olduğunu söylemeden geçemeyeceğim *-* 

Bir lütuf ile kutsanmış, bir sır ile lanetlenmiş...

Cate, Maura ve Tess 3 kız kardeştir. Anneleri öldükten sonra yalnızca babaları ile birlikte kalmışlardır ve bu ölüm onları çok sarsmıştır. En çarpıcı nokta, bu kızlar sıradan kardeşler değildir. Anneleri gibi üçü de birer cadıdır. Bu, babalarından bile sakladıkları çok büyük bir sırdır. 
O devirde cadılar hiç hoş karşılanmadıkları için bunu gizlemek zorundadırlar. Rahipler, cadıları yakalayarak Hardwood hastanesine gönderirler.  Burası korkunç bir yerdir ve kesinlikle çıkış yoktur. Bu yüzden kızlar kimliklerinin açığa çıkmasından çok korkar. Bütün cadılar rahiplerden gizlenmek zorundadır. O hastane herkesin korkulu rüyasıdır.Hatta daha eski zamanlarda rahipler, cadıları yakmıştır. Acıma duyguları olmayan kötü kalpli insanlardan başkası değildirler. 

Kızların öğrendikleri bir kehanet onları dehşete düşürür. Bir aileye 3 cadı kızın gelmesi normal şartlarda imkansız bir olaydır ama bu kızların başına gelmiştir. Kehanet bu kız kardeşlerden bahseder. Üçü de cadı olan bu kızların birinin kahin olacağını, bu kahinin de tüm cadıların kurtuluşu olacağını söyler. Ayrıca kehanete göre, kız kardeşlerden biri, diğerini öldürecek ve içlerinden biri 21. yüzyılı göremeyecektir. 

Babalarının tuttuğu mürebbiye Elena, eve gelince kızlar daha dikkatli olmaya çalışarak büyü yapabildiklerini saklamaya çalışırlar. Bu süreçte Cate, Paul adlı yakışıklı çocukluk arkadaşından evlenme teklifi alır. Çocukluklarından beri beraberlerdir. Ancak Cate, Finn adlı bahçıvana âşık olur. Hatta ona cadı olduğunu itiraf eder. Birbirlerini seviyorlardır. Kahinin kim olacağı belli olmadığı için endişeli zamanlar geçirseler de Cate ve Finn birbirlerini gerçekten delicesine severler. Onların aşkı karşısında nefessiz kaldığımı söyleyebilirim. Beni en çok etkileyen şey aralarındaki aşktı. 

Finn bir gün, annesinin yakut yüzüğüyle Cate'e evlenme teklifi eder. Cate kabul eder, kilisede nişanlarını ilan edecek ve sonsuza dek birbirlerinin olacaklardır. 

Bu arada Cate, Elena'nın da aslında bir cadı olduğunu öğrenir. Elena ona kilisedeki bütün rahibelerin cadı olduğunu söyler ve onlara katılması için baskı yapmaya başlar. En güçlü cadının o olduğunu düşünüyorlardır. Cate'i, Finn'in ailesiyle tehdit ederler. 

Kızların o zamanlar da iki seçeneği vardır. Yaşları geldiğinde ya evleneceklerdir, ya kiliseye katılacaklardır.
Cate, kilisede nişanlarını ilan edecekleri gün kürsüye çıktığında rahibe olacağını söyleyerek herkesi şok eder ! Ve kitap burda biter. Finn'i öylece bırakıp rahibe olmuştur. 


LANETLİ YILDIZ

Cate, kilisede bir rahibe olmuş ve cadıların arasında yaşamaya başlamıştır. Ancak kahin olduğuna dair herhangi bir öngörü yoktur. Rahibeler artık ondan şüphelenmeye başlamıştır. Yine de iyileştirme ve hafıza büyüsü konusunda çok üstün ve güçlü bir cadıdır. Kiliseye bir türlü uyum sağlayamaz. Evini ve Finn'i çok özlüyordur. Onun hayali Finn ile evlenip çocuklarını doğurmakken, kader onu bu rahibelerin arasına getirmiştir. 
 Bir gün en yakın arkadaşı Sachi herkesin içinde büyü yapınca işler karışır. Sachi Hardwood'a gönderilir. O gece Finn, Cate'i görür. Gizlice cebine bir not bırakır ve buluşmalarını söyler. Finn bu arada rahipler cemiyetine katılmıştır. 
Buluşup barışırlar. Finn, rahibelere casusluk yapmaya gönüllü olur. Cadılara yapılanlara da o da karşıdır. Cate ile mükemmel bir çift olduklarını söylemesem de olur ;) 
Maura ve Tess de rahibelerin arasına katılır. Herkesin gözleri kimin kahin olacağını merak ettikleri için bu üç kızın üzerindedir. 

Sonunda kahin belli olur, küçük kardeş Tess... Öngörüler görmeye başlar. Akıllı, çok zeki bir kızdır ancak yaşı çok küçüktür. Bu Cate ile Tess arasında sır olarak kalır. Kimseye söylemezler.  Tess bu durumdan korkuyordur, ondan önceki kahinler delirmiştir. 12 yaşındaki bir kız için bu başına gelenler oldukça ürkütücüdür. Bu yüzden, o hazır olana kadar kahin olduğunu kimse bilmeyecektir. Maura bu arada Cate ile Tess' in yakınlıklarını çok fazla kıskanır. 
Rahibeler ikiye bölünmüş durumdadır. Rahipler kehaneti bildikleri için çılgınca kahini ararlar ve birçok kızı tutuklarlar. Bir savaşın yakın olduğu çok bellidir. Maura, Rahibe Inez'le birlik olup As Konsey'deki rahiplerin hafızasını silmeye karar verir. Onları ancak bu şekilde korkutabileceklerini düşünürler.Diğer kızlar bunun çok tehlikeli olduğunu düşünerek dahil olmazlar. Aynı gece için bir başka tehlikeli ve delice bir plan yaparlar.
Bir mahkumun bile kaçmasının imkansız olduğu Hardwood Hastanesi'nden bütün kızları kaçıracaklardır!

Başarıyla kızları oradan kaçırırlar. Artık savaş başlamıştır. Cate o gece sütannesi Zara'yı öldürmek zorunda kalmıştır. Finn onu kiliseye bıraktığında Maura, Finn'in hafızasını siler.
Cate'e dair bütün anıları yok olmuştur ! Bu arada konseydeki 11 rahibin hafızasına silmekte de başarılı olmuşlardır.

Bu kadar da olmaz, Maura'yı kendi ellerimle öldürebilirim karşımda olsa. Finn ile Cate arasındaki aşka bu kadar hayranken... Bir anda hepsi nasıl yok olur ?

Cate de o kadar sinirlenmiştir ki, bütün büyü güçlerini toplamış ve bir kar fırtınası başlatmıştır. 

Umarım orada Maura'yı öldürür! 

Kitap burada bitiyor ve ben üçüncü kitap için deliriyorum. 

Gerçekten kusursuz bir kitap olduğunu söylemeliyim.

Aslında her şey daha yeni başlıyor. Bu savaşın galibi rahipler mi olacak yoksa cadılar mı ? Kız kardeşlerden hangisi ölecek ? (Umarım Maura'dır.) Finn ile Cate'e ne olacak ? Finn nasıl tekrar hatırlayacak ? İmkansız gözüküyor. Onların evlenip çocuklarının olduğunu görmeden üçüncü kitap biterse kafayı yiyebilirim :) Merak ettiğimiz tek soru cevaplandı sadece. Kahin Tess' ti. Peki sonra ne olacak ? 


Orta Çağ'da ki baskıların mükemmel bir yöntemle anlatıldığı bu kitabı okumadan geçmeyin. Özellikle böyle konulara ilgisi olanlar için; asla sıkılmayacağınızın ve kendinizi tehlikeli, dolu dolu bir maceranın içinde bulacağınızın garantisini verebilirim. 

Artık ben de kendi kitabım üzerinde çalışmaya dönmeliyim :) *** 

Keyifli Okumalar :* :* :*


2 yorum :

  1. Bu kitapları okurken ben delirmiştim bazen çok etkilenmiş bazen de sinirlenmiştim ama çok güzellerdi. Çok güzel anlatmışsın bir kez daha okuyomuş gibi hissettim :))

    YanıtlaSil
  2. Çok güzellerdi gerçekten, böyle kitapları bulup okumamız gerek :))

    YanıtlaSil