8 Mart 2015 Pazar

Chinooks Hokey Serisi

Size bugün uzun, yorucu bir kitaptan sonra okuyabileceğiniz eğlendirecek, dinlendirecek ve hayran bırakacak bir seriyi anlatmak istiyorum.

En sevdiğin yazarlar kimlerdir? sorusuna hiç düşünmeden verebileceğim 2 yanıt var. Rita Hunter ve Rachel Gibson. Sahi sizin en sevdiğiniz yazarlar kimler? Yazın yoruma ;)

Öncelikle buz hokeyi serisinden bahsedeceğim için bu oyunu bilmeyenlerin buraya tıklayıp eğlenceli bilgiler edinmesini tavsiye ederim :)


Rachel Gibson'ın Buz Hokeyi serisi benim hayatıma çok güzel şeyler kattı. Buz hokeyine dair hiçbir ilgim, sevgim yoktu. Hatta en başlarda bu kitapları buz hokeyiyle ilgili olduğu için okumak istememiştim, sonuçta benim ilgi alanıma girmiyordu. Ancak okuduğum ilk kitap da ana karakterimiz sakatlanmış ve oynamayı bırakmıştı. Bu yüzden hiç sıkılmadan bu oyuna yavaş yavaş ısınmaya başladım ve giderek çok tutkulu bir hayranı oldum! Hayatıma kattığı bu muhteşem şey için sevgili yazarımıza binlerce kez teşekkür ederim :) Evet, ben seriyi sırayla okumadım ve bunun için çok da pişman değilim. Ancak size sırayla bahsedeceğim;


 
Tutkulu aşk, serinin ilk kitabı olmasına rağmen benim en son okuduğum kitaptı.
 
Virgil Duffy, Chinooks Hokey Takımı'nın sahibi yaşlı bir adamdır. Georgeanne Howard, bu zengin ve yaşlı adamla evleneceği sırada para için böyle bir evliliğe katlanamayacağına karar verir ve düğünden kaçar! Bu sırada John Kowalsky' nin arabasına birer ve John habersiz bir şekilde patronunun evleneceği kadını kaçırır. Bir gecelik birliktelikten sonra ayrılırlar. Bu sırada Georgeanne hamile kalmıştır ancak John'a hiçbir şekilde ulaşmamıştır. Yıllar sonra karşılaştıklarında John, küçük bir kız çocuğu olduğunu öğrenir. Bu ikilinin arasında filizlenen aşk, John'un yavaş yavaş babalığı öğrenmesi... Duygu yüklü ve fırtınalı bir kitap. Kesinlikle sıradan bir aşk romanı değil. Buz hokeyi hakkında yavaş yavaş okuyucuya bilgi aşılayan ve bunu yaparken hiç sıkmayan bir kitap düşünün *-* Üstelik sert, dev gibi bir hokey oyuncusunun birden küçücük, narin bir kız çocuğuna sahip olmasını okumak kitabı sıradan olmanın çok dışına çıkarıyor :) Rachel Gibson tarzı, üslubu ve kendisini okutmayı bilmesiyle bütün kitaplarında harika işler yapıyor.   
 

Buzda Aşk, bu seri içinde en sevdiğim kitapların başında geliyor. Jane, spor muhabirliği yapan bir kadındır. Ancak hokey oyuncuları bir bayanın bu işi yapabileceğine inanmazlar ve Jane'i dışlamak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Orası erkeklerin dünyasıdır. Bunca erkeğin arasında işini yapmaya çalışan bir kadının mücadelesi... Sonunda hepsini dize getirmeyi başarabilecek mi? Özellikle bu yolda önünde en büyük engel olan başarılı oyuncu Luc  Martineau... Kesinlikle bütün Chinooks takımı Jane'in karşısında büyük bir engel. Ancak Jane bunların üstesinden elbette ki gelecek. O bir kadın :)

Sanırım buz hokeyine bu kitap ile âşık oldum. Feminist damarım neden oldu buna büyük ihtimalle :)


Bu kitap küçük bir kasabada geçiyor. Kızıl saçlı, bir altmış beş boyunda, 41 numara ayakkabı giyen dedektif bir kadın uzaklaşmaya ihtiyacı olduğu  için büyükbabasının yaşadığı küçük bir kasabaya geliyor. Yolda durduğu bir barda, yakışıklı bir erkek görüyor ve bir delilik yapmaya karar vererek bu yakışıklıya dövmesini göstermeyi teklif ediyor ;) Eski buz hokeyi oyuncusu olan bu adamımız (yanlış hatırlamıyorsam sakattı) Kate'i  reddediyor. Bu utanç verici durum Kate'i yıkıyor ama başına gelenler bu kadarla sınırlı kalmıyor. Onu reddeden bu rezil adam büyükbabasının komşusu çıkıyor. Bu ikilinin atışmalarıyla gerçekten kahkahalar attıran bir kitap :) Buz hokeyi kısmı ise işin içinde çok fazla yok.
 
 
İşte bu, buz hokeyi aşkımın tavan yapmasına sebep olan, vazgeçilemez ve kesinlikle geri dönülemez şekilde beni kendisine hayran bırakan kitap! Faith Duffy, Virgil Duffy'in genç karısıdır. Virgil Duffy öldükten sonra Chinooks Hokey Takımı Faith'e kalmıştır. Faith, hokey hakkında hiçbir şey bilmemesine rağmen takımı hiç kimseye devretmek istemez ve başına geçer! Bu güzel sarışını erkeklerin dünyasının patronu olarak hayal edin. Takımın kaptanı Tyson Savage bu durum karşısında oldukça endişelenir çünkü tek isteği kupayı kazanmaktır. Takımın ismini bile bildiğinden emin olmadığı sarışın bir kadınla bu nasıl mümkün olacaktır? Eğlenceli, bol bol buz hokeyinin, aşkın, romantizmin, çatışmaların, mücadelenin bulunduğu muhteşem bir kitap. Tekrar okuyasım geldi :)
 
 
 
Aşk Yeniden, bu seride okuduğum ilk kitap olduğu için ayrı bir öneme sahiptir. Ciddi bir sakatlık geçirmiş hokey oyuncusu Mark Bressler, ve onun asistanlığını yapmaya başlayan Chelsea Ross... Huysuzluğuyla bütün asistanlarını kaçıran Mark, bu deli kızı başından bir türlü atamayacaktır. Buz hokeyinin çok fazla ön planda tutulmadığı, yalnızca bu tuhaf ikilinin arasındaki kavganın mükemmel bir şekilde anlatılıp aşka dönüştüğü bir kitap. İlk göz ağrım :) Bu kitabı okurken çok eğleneceğinizin garantisini veririm.
 

Büyük bir üzüntüyle söylüyorum ki, bu kitabı henüz okuma şansım olmadı. Ama kesinlikle alınacak listemin ilk sıralarında. O yüzden sadece arka kapağını yazıyorum:

Vegas'ta yaşanan Vegas'ta kalır.

Autumn, üst üste yaşadığı kötü olaylardan sonra biraz uzaklaşmak için hep merak ettiği Las Vegas'a gider. Hep yapmayı istediği ama ertelemek zorunda kaldığı şeylerin bir listesini yapmıştır ve Las Vegas'ta bu listedeki her şeyi gerçekleştirmek üzere kendisine söz vermiştir.

Ancak beklenmedik bir şekilde karşısına çıkan ünlü hokey oyuncusu Sam LeClaire, Autumn'ın listesini alt üst edecek ve onu dönülmesi neredeyse imkansız bir yola sokacaktır.






Bu kitapları raflarda o kadar sık görüyoruz ki, çoğu kişinin okuduğunu düşünüyorum. Yine de yazmayı çok istedim. Rachel Gibson'ın bütüüünn kitaplarını okuyabilmenizi dilerim

Eğer okumamışsanız ve buz hokeyine karşı biraz merakınız arttıysa, tekrar hatırlıyorum şuradan bilgi edinebilirsiniz :)

                                                          :* :* :*


 

3 yorum :

  1. Merhaba ,
    Blog keşif etkinliğinden geldim..
    Sizi takibe aldım, bende bloguma beklerim ..
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Bloğunuzu takibime aldım bana da beklerim sevgiler....

    YanıtlaSil
  3. işte mükemmel bir seri, mükemmel bir yazı :) resmen okurken tekrar okuyasım geldi harika olmuş, sonuna kadar hakkını vermişsin canım kitapları anlatırken :)) herkese okumasını tavsiye ederim.

    YanıtlaSil