6 Mart 2015 Cuma

Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim

 
 
Yine hafta sonu geldi ve ben kitaplığımdan rastgele bir kitap alıp başladım yazmayaaa :)
 
Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim, bana çok yakın bir komşumun hediyesiydi. Değişik bir kitap almak istemiş ve bunu bulmuş. Çook çook mutlu etti beni. İsmi çok hoşuma gitmişti zaten, daha ilk sayfadan da kendimi kitabın içinde bulunca 2 günde bitirdim. Öncelikle arka kapağı ile başlamak istiyorum:
 
Her şeyin mümkün olduğu bir yerden içinde yaşadığımız düzene kurnazca bir meydan okuma
 
Gözlerinizi kapatın ve bir düşünün... Öyle bir yer var ki orada kötü hiçbir şey yok!
Nefret, intikam, kıskançlık, hırs, açgözlülük bilinmiyor...
 
 
Hayatının aşkının ölümünden sorumlu tuttuğu kabileden intikam almak için Amazon Ormanları'nın en derin ve en karanlık yerine giden filozofun karşı karşıya kaldığı tam da böyle bir dünyadır. Filozof, karısının ölümüne sebep olanların mutluluğunu elinden almak için onları kıskançlık, rekabet, haset ve hırs gibi hiç bilmedikleri kavramlarla tanıştırır. Modern dünyanın tüm olumsuz duygularını taşıyan bu adama engel olmak ve halkını korumak kabilenin şamanına düşer. Huzurlarınızda şamanın, filozofun ruhuna ulaşıp acısına deva olma ve kabilesini koruma çabasının okuru derinlemesine düşündürecek hikâyesi.
 
Gündelik hayattaki amaçlarımızın bize ne derece hizmet ettiğine, insana ve insanın anlam arayışına dair, size ilham kaynağı olacak olağanüstü bir roman.
 
Öncelikle söylemek isterim ki , yazar aslında aşina olduğumuz biri. ''Tanrı Daima Tedbil-i Kıyafet Gezer'' adlı kitap da oldukça başarılıydı. Ben zaten Fransız yazarların çoğunu severim***
 
Bu kitaba gelirsek, psikolojik yönü ağır basıyor. Sandro, bir üniversitede ders veren öğretim görevlisi... Karısı Amazon Ormanları'nda vahşice öldürüldükten sonra kendisini toparlayamıyor. Karısının intikamını almadan hayatına devam edemeyeceğini biliyor ve kararını veriyor. İşini bırakıp tehlikeli, sonuçlarını bilemeyeceği bir maceraya atılıyor. Üstelik üniversitenin rektörünün onu ciddi şekilde uyarmasına rağmen:

                                           ''Amazon ormanlarından asla geri dönülmez.''

Sandro'nun ormanda yolunu bulabilmesi için adamlara ihtiyacı var. Liderleri Krakus olmak üzere; Gody, Marco ve Alfonso'yu bu iş için parayla tutuyor. Adamlar yolda Sandro'nun gerçek niyetini öğrenip para karşılığında ona yardım etmeyi teklif ediyorlar.
Amaç, Amazon ormanlarında yaşayan ve kötülüğün ne olduğunu bilmeyen kabileden cengelde karısını öldürdükleri için intikam almak ve onları yok etmek. Peki nasıl?
Öldürerek? İşkence ederek ? Türlü türlü katliam planları yaparak?

''Hayır.'' diye düşünüyor Sandro. '' Bu fikirler onlar için...çok kolay...fazla kolay bir son olur. Benim istediğim şey onları yaşamlarının her saatinde, her dakikasında, her saniyesinde, ömürlerinin sonuna dek mutsuz etmek.''

Önce işe kabileye mutsuz haberleri yaymakla başlarlar. Gün içinde olup biten her türlü kötü olay, felaket akşam bir araya toplanıldığında anlatılır. Bu size de tanıdık geldi mi ? Her gece kötü olayların anlatılarak insanları dünyanın ne kadar kötü bir yer olduğuna inandıran haberler..

İkinci adım cengelde kulübeler inşa edilerek ve bu kulübelere bölmeler yaparak birbirlerinden uzaklaştırmak, bağlarını azaltmak. Daha sonra köyün etrafına çitler çevrilerek yerlileri ağaçlardan, bitkilerden, vahşi yaşamdan gittikçe uzaklaştırmak...

Daha önce hiç hastalanmamış bu toplumu nezle yapmak..

Yerlilerin para kullanmasını sağlamak..

İletişimi çocuklarla sağlayıp yerlileri birbirlerinden giderek tecrit etmek...

Parfümü icat edip birbirlerinin koku yoluyla iletişimini engellemek...

Birbirlerinin kusurlarını gözler önüne sermek....

Ve kabileyi gittikçe modern hayata alıştırıp mutsuzluğa sürükleyerek sürüp giden bir hikaye...

Bu romanı bitirdikten sonra bulunduğumuz durumdan delicesine korktum. Tüylerimi ürpertti, belki de bizi mutsuz eden en büyük şeyin bu 'modern hayat' olduğu gerçeğiyle yüzleşmek acıydı. Hayatımızı kolaylaştıran her şeyle birlikte daha fazla kopmuyor muyuz birbirimizden? Daha fazla uzaklaşıp mutsuz insanlar ordusu oluşturmuyor muyuz?  Bu durumu sorgulamak için, hayatımızın ne şekilde ilerlediğinin farkına varabilmek için herkesin -özellikle psikolojiye ilgi duyanların- okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Nasıl mutsuzluğa sürüklendiğimizi dışarıdan bakıp da görebiliriz böylece.

Bu arada kitabın sonlarında karısının gerçekten nasıl öldüğü hakkında şaşırtıcı bir gerçek çıkıyor ortaya. Ben o kadarını söylemeyeceğim :)


Keyifli okumalar ve musmutlu günler :* :* :*


3 yorum :

  1. Yine çok keyifli bir yazı daha :) sık sık yazman dileğiyle canım :))

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederiiimmm ;)

    YanıtlaSil
  3. Güzel bir kitaba benziyor öneri için çok teşekkürler ilk fırsatta alacağım bu kitabı :) Blogunu takibe aldım benim kozmetik bloğuma beklerim sevgiler ♥

    YanıtlaSil