1 Mayıs 2015 Cuma

İlk Mimim !

Mimlendim!

Çok mutluyum. Bugünü de sayarsak, önümde kocaman bir hafta sonu var. Sınavlarım, yoğun olduğum zamanlar bitti, bütün sıkıntılarım bitti. Şimdi sadece yapmayı planladığım bütün güzel şeyleri düşünüyorum.Yazılacak kartpostallarım, izlenecek dizilerim ve filmlerim, bloguma yazacak türlü şeylerim ve öylece beni bekleyen küçük roman denemelerim var. Ayrıca okumayı çok istediğim bazı kitapları da sipariş ettim, mutluluktan dans etmek istiyorum :) Evet, gerçekten havalara uçuyorum beni bekleyen, yapmaktan keyif aldığım işleri düşündükçe :) Birde mimlendiğimi gördüm, benden mutlusu yok :) Gerçekten çok heyecanlıyım, A Tale of Beauty'e çok çok teşekkür ederim :)
Hadi sorulara geçelimm :)


                             1.Bilgisayarının masa üstü görüntüsü ne ?

Duvar kağıtlarımı çok sık değiştiririm. Genellikle okyanus, palmiyeler ve olabildiğince mavi kullanırım :) Mavi bana çok fazla huzur veriyor, içimi açıyor. Küçük şeylerle mutlu etmeye çalışırım kendimi böyle, mavi şeylerle... Ancak bu resim de çok ilginç, çok etkileyici. Hoşuma gidiyor, uzun bir süre daha kullanırım :)  İlk gördüğümde bayılmıştım :) 





2.Bir kafeye gittiğinde genellikle ne sipariş verirsin?

Ben de bu soruya Türk kahvesi diyeceğim. Çünkü biz ailecek kahve delisiyiz :) Bir kafeye gittiğimizde mutlaka sade bir Türk kahvesi içerim. Ablalarım, ailem, arkadaşlarım.. Kimle olursa olsun.. Hatta bu yazıyı yazarken de kendimi bol köpüklü sade bir kahveyle ödüllendiriyoruum :)




3.Google'da aradığın en son şey nedir?





Iııı aslında en son bikini modellerine bakmıştım, pek bir şey bulamayıp kapatmıştım. E malum yaz geliyor, yazın Antalya'ya gitmek için ölüyorum. Böyle bir planımız var umarım bir aksilik çıkmaz. Bütün kış Antalya'yı hayal edip soğuk günlerde hayatta kalmaya çalışan ben (hayır canım abartmıyorum)  şimdiden bikini bakmayacağım da kim bakacak :)  Tuhaf karşılamayın, bu benim yakın zaman için en büyük hayalim :)

4.Mesajlaştığın ya da konuştuğun en son insan kim ?

Bu soruya cevap vermek hiç zor değil. Ne zaman sorarsanız sorun cevabım değişmez zaten. Jeroen'la konuştum. Benim birtanecikk Hollandalı arkadaşımla. Son 8 aydır sürekli konuşuyoruz zaten, hiç ara vermeden :) Hayatımı güzelleştiren, beni sürekli güldüren, mutsuzken tek kelimesiyle mutlu edebilen, yeri geldiğinde en şiddetli kavgalarımı ettiğim ancak hemen sonra affedip farklılıklarımıza gülümseyebildiğim, en önemlisi de beni olduğum gibi seven en değerli arkadaşım en son konuştuğum kişiydi :) Güne onunla başlayıp günü onunla bitirdiğim için çok mutluyum. İyi ki hayatımda, iyi ki özel hissettiriyor bana :)



5.Tiyatroya en son ne zaman gittin?

Ben tiyatroyu sinemadan çok daha fazla seviyorum, yeri çok farklıdır benim için. Ama gerçekten çok küçük bir yerde yaşıyorum. Sadece okuldaki öğrencilerin düzenlediği tiyatro gösterilerine gidebiliyorum. Gerçek bir tiyatro heyecanını yaşayamadım hiç. O yüzden verebileceğim bir cevap yok. Ben de çok isterdim bir kere de olsa tiyatro da görev almayı, o heyecanı yaşamayı. Ancak şuan sadece Eskişehir'deki istediğim okulu kazanıp, şu tiyatro açığını kapatmayı hayal edebiliyorum :) Kendime bunun için söz verdim, sıklıkla tiyatroya gideceğim :)


6.Sinemaya en son ne zaman gittin?

En son Hızlı ve Öfkeli 7 filmine gitmiştim. İlk altısını izlemeyip yedincisine arkadaşlarım sağolsun merak salıp gitmek çok tuhaftı :) Tabii sonuç bol bol gözyaşı :) Sinemaya gitmeyi de çok çok severim







7.Hangi diziyi herkes izlemeli?

Güzel soru :) Her bölümünü 3 kez izlemiş biri olarak - evet kesinlikle çılgınlık-  hâlâ izlemeyen varsa Vampir Günlükleri'ni izlemesini tavsiye ederim.Arkadaşlarıma zorla izlettiğim gibi söylentiler var, hepsi doğrudur :) Çok büyük bir '' Damon Salvatore'' aşığıyım, ''Ian Somerhalder'' değil, altını çizerek belirtmek isterim :) Ancak bu aralar Vampir Günlükleri'nin yan dizisi olan The Originals'ı daha çok seviyorum. Köken vampirlerin hikayesi çok daha fazla ilgimi çekiyor.  Herkes gibi aksanına aşık olduğum Joseph Morgan'ın da bunda çok büyük bir etkisi var tabii :)

My bad boys !!! :) 



8.En son ne tür müzik dinledin?


Spotify sağolsun, sabah country tarzı müzik eşliğinde yapmıştım kahvaltımı :) 


9.Seni en çok ne çıldırtır?

Beni değiştirmeye çalışan insanlar çıldırtır. Beni her özelliğim ile kabul etmeyecekse, o kişinin hayatımda ne yeri var ki zaten ? Sadece mutlu, keyifli olduğum zamanlarda ''Buse''' değilim ben. Çok huysuz olduğum, üzgün veya sinirli olduğum anlarda oluyor herkes gibi. Ancak sadece mutlu olduğum anlarda yanında isteyip, üzgün bir anıma bile tahammülü olmayan insan tipi beni çıldırtır. Umarım herkes görebilir bunu, insanlar her zaman neşeli olamazlar. Birini gerçekten seviyorsan, her haliyle kabul edebilmelisin. 



10.Ne zaman uyanırsın?


Uykuyu çok seven biri olmama rağmen tuhaf bir şekilde fazla uyumam. Hafta içi 06.30 da kalkıyorum, erken uyanmaktan gerçekten nefret ediyorum. Ancak hafta sonunda ne kadar ''bütün gün uyuyacağım, beni rahatsız etmeyin'' dersem diyeyim 9 da kalkmış oluyorum :) Yazın ise hiç sormayın. Sabah 7 de kalkıp en geç 11 de kalkarım. Uykuyu ne kadar seviyorum dersem diyeyim, gerçekten uyuyamıyorum :) Yatağımda bile yatmam, genelde koltukta öyle uyuyakalırım :) 



11.İnternetteki ilk adın neydi?

Mersis. Kullanmayı her zaman çok sevmişimdir. Hatta bazı arkadaşlarımın telefonunda hâlâ 'Mersis' olarak kayıtlıyım. Çok hoşuma gidiyor :) Nasıl unutmuşum ben bunu, iyi oldu hatırlamak :)

12.Favori emojilerin nelerdir?


En çok kullandığım emoji kesinlikle bu. Beni fazlasıyla ifade ettiğini düşünüyorum. Ciddiye almayan, hiçbir şeyi takmayan, fazla sinir bozucu. Çok hoşuma gidiyor :))


13.Kedi mi ? Köpek mi ?

Bütün hayvanları çok severim ben. Ama bu soruya ' Köpek, köpek, köpek' diyorum :) Kendimi bildim bileli evimizde bir can dostu vardır bizim, çok ayrı bir bağım var köpeklerle. En son Alex'im, bir tanecik kurt köpeğim kaçırıldı. Arkasından günlerce ağladım. Hâlâ çok özlüyorum. Ondan başka bir köpek istemiyorum, yokluğunu çok fazla hissediyorum. Ama yapacak hiçbir şeyim yok :(  Fotoğraftaki tatlılık abidesi ise, Jeroen'ın köpeği Amy.  Onun yeri de apayrıdır benim için. Gününü Jeroen'un kucağında uyuyarak geçiriyor hanımefendimiz :)




14.Kuzey mi ? Güney mi?

Güney. Soğuktan gerçekten nefret ediyorum ve kışı geçirmek için hemen sıcak bir yerlerde tatil planları yapıyorum. Benimkisi normal bir yaz sevdası değil. Yılın 12 ayı sımsıcak olsun kesinlikle şikayet etmem. Güneş kemiklerime kadar işlesin, tenimi yaksın isterim hep :) Kış tahammül edemediğim bir mevsim benim için. Yaz geldikçe keyfim de yerine geliyor, yaşama enerjim de. Tuhaf olan kısım ise, Hollanda'da yaşama hayalleri kuruyorum :) O soğuk bile yıldırmıyor beni . Kendimle çok fazla çelişiyorum sanırım :)





15.İstanbul'la ilgili en sevmediğin şey?

İstanbul'da kendimi hiç güvende hissetmiyorum. Sokakta yürürken çok tedirgin oluyorum ve her an bir şey olacak gibi geliyor bana. Bu tamamen benimle ilgili bir şey tabii ki. Dedim ya, çok küçük bir yerde yaşıyorum. Bundan kaynaklanan psikolojik bir şey olsa gerek :)

16.İstanbul'da sevmediğin 3 semt?

Yenibosna, Sarıyer ve Esenler. Sarıyer sahili çok güzel aslında. Ama otobüsle ne zaman gitsem midem çok fazla bulanıyor. Çok fazla uzak kalıyor. Sanırım o yüzden hiç sevmiyorum ve hiç gitmek istemiyorum. 

17.Kafanda en çok ne olur?

Çok fazla plan yaparım kafamda. Ama her zaman bugünle ilgili olur. Bugün ne yapacağım? Sürekli kafamda planlarım ve bir sürü iş çıkarırım kendime. Asla yarını düşünmem. Bugünün işini de yarına bırakmam çoğunlukla. Planladığım her şeyi yapmaya çalışırım. İçim başka türlü rahat etmez :) 

18.Komedi mi? Dram mı?

Dram benden uzak olsun. Aslında komediyi de çok fazla sevmem ama komedi diye cevap vereceğim :) Mutluyken beni ağlatan, içimi boğan bir şey yerine gülmeyi tercih ederim :)

19.Çay mı ? Kahve mi?

Bakınız blogumun adına :) Sadece Türk kahvesi değil, kahvenin her türlüsüne aşığım. I need coffee !!! Kahve içmeden bir günümün geçmesi mümküünn değill. Ama hiç çay içmem :)



20.Bu soruları cevaplamadan önce ne yapıyordun?

Küçük bir bahçemiz var. Annemle birlikte onunla ilgileniyorduk. Bütün stresini alıyor insanın. Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Kendi çiçeklerimi yetiştirebiliyorum :) Hepsinin büyüdüğünü, açtığını görmek ayrı bir mutluluk benim için.

21.Son olarak bir sırrını paylaşır mısın?

Aklıma hiç gelmiyor şuan. Gelseydi paylaşırdım :)

***

Soruları yanıtlamak çok zevkliydi. Bu sorularla kendimi biraz tanıtma şansım oldu, çok mutluyum bu yüzden :) Ben de en yakın arkadaşım Büşra'yı mimliyorum. 

Ona kolay gelsin. Ben de gidip kartpostallarımı yazıyım :)

Daha birçok mimde görüşmek üzere :)

2 yorum :

  1. Çok içten cevaplar olmuş :) bu arada beni mimlemişsin çok mutlu oldum :))

    YanıtlaSil
  2. yesss very thanks man i love this siteArrival from the standpoint of a fellow associate within this commerce, I in point of fact enjoy your write-up. King Size Male Enhancement I've regularly been in in actuality like with this trade all my life so I have developed a dialogue board for market specialists to come together and chat about all things in this business. You gave me some fantastic creative concepts for my own web site.good quality evening, I'm a college English major and I'm learning a lot about writing by reading internet. http://www.healthcaresdiscussion.com/king-size-male-enhancement/

    YanıtlaSil