23 Mayıs 2015 Cumartesi

Rita Hunter Gibi Yazmak

Aslında Siyah Kadife'yi okuyalı çok oluyor ama, anca yazma fırsatı buldum. Bu sırada yazımın özgün olması için bu kitapla ilgili hiçbir yorum okumadım. Yazıyım da kurtulayım dedim bugün. Herkesin yorumlarını okumak için sabırsızlanıyorum. Kitapla ilgili hislerimi paylaşmak için de :)

Özgün olmaktan bahsetmişken... Biz ''Rita Hunter gibi yazmak'' diye bir deyim ekledik sözlüğümüze. Büşra ile bir kitap okuyoruz, bu kitap ile ilgili yorum yaparken ister istemez bir kıyaslama yapıyoruz.

''Nasıl desem... Rita Hunter gibi yazamıyor''

''Bu kitap çok hoşuma gitti, en sevdiklerim arasında. Sankiii.. Rita Hunter gibi yazıyor.''

Tabii yazarımızın kalemine birazcık da olsa yaklaşabilen yazarların sayısı bir elin parmaklarını geçmez :)

Bir kitaptan beklediğim her şey vardı Siyah Kadife'de.. Muhteşem bir kapak, kalemi güçlü bir yazar, hızlıca akıp giden sayfalar ve en önemlisi... Simsiyah bir adam...

Rita Hunter'in en sevdiğim özelliği, kitaplarında çok etkileyici girişler yapması. Adeta büyü yapıyor bize, kitabın başında o büyü sarıyor etrafımızı ve bitene kadar bırakmıyor. Söylemeliyim ki Siyah Kadife'nin girişi, şimdiye kadarkilerin en güzeliydi. Bence, benim gibi herkesin en sevdiği sahnelerden birini barındırıyordu:

Karanlık koridorun daha karanlık bir yere kıvrıldığından habersizce, yeni hayatını sürdüreceği odaya korkakça ilerlediği sırada köşeyi döndü adam.. Bütünüyle simsiyah ve ürkütücüydü... Geçmiş olduğu yerlere meşum bir his yayarak, karanlık varlığına atıfta bulunuyordu sanki. Emily duraksadı, daha doğrusu dondu kaldı. 

Marcus öylece, karanlık bir şekilde geçip gider. Gelinlikli Emily'e bakmaz bile. Sanırım tam da o an, Marcus'u tanıdığım ilk an ona âşık oldum. Tamam Adrian, sen hâlâ ilk sıradasın ama Marcus bambaşka bir taht kurdu kalbimde :) Böyle adamlara zaafım var benim. Simsiyah ve ürkütücü...

Marcus kitap boyunca bu simsiyah kimliğinden hiçbir ödün vermedi. Emily neden evli, nasıl Marcus ile birlikte olacak diye kendimi yeyip durdum. Çünkü Marcus gerçekten hiç taviz vermedi Emily'e karşı. Hislerini asla belli etmedi. Emily genç bir adamla dans ettiğinde bile, neredeyse öpüşecek duruma geldiklerine bile...

Emily'nın karakteri hakkında çok fazla tartışma var sanırım. Kesinlikle güçlü bir kadın, zeki, hayatını boş yere geçirmek istemeyecek kadar ne olduğunun bilincinde biri, farklı tutkuları ise ayrı bir güzellik katıyor ona. Kusursuz bir hanımefendi ancak yeri geldiğinde içindeki kadını göstermekten çekinmeyen biri. Karakterini en fazla kocasının metresi olan hizmetçiye söylediği sözlerle ortaya çıkardı. İşte o zaman Emily'e de hayran oldum. Aslında Marcus ile birbirlerine o kadar benziyorlar ki..

İkisi de asla ihanet etmiyorlar Emily'nin kocasına. Ama benim kafamda hâlâ bir soru işareti var, Emily'nin kocası onların birlikte olmasını mı istedi?

Kitabın beğendiğim yerlerini yazmaya kalksam sanırım bütün kitabı buraya yazacağım. O yüzden dur diyorum kendime. Evlendikten sonra öyle mükemmel bir çift oldular ki, kıskanmamak mümkün değildi. Yıldızların altında paylaştıkları o özel an da ise bittim ben zaten.

Bir de kitap da sürekli yazarımızın diğer kitaplarından küçük kesitler aradım. Elimde değil, bağımlılık gibi onlar benim için. Belli ki o da biliyor, bahsetmişti Sophia ve Davina'dan. İster istemez gülümsedim ve o kitapları tekrar okuyasım geldi.

Emily ve Marcus, şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında birbirlerine en çok yakışan çiftti. Söyleyecek çok fazla sözüm var ama toparlayamıyorum kelimelerimi. Sanırım o kadar sarstı bu kitap beni.

Ne diyeyim ki, söylenecek her şey bu kitabın içinde yeterince söylenmiş zaten..

Okuyun. Mutlaka okuyun.




3 yorum :

  1. Kendine has üslubu ile çok başarılı bir yazarın romanı ve bir o kadar güzel anlatan bir yazı çok güzel olmuş canım :))

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Hmmm Okumadım, aklımızda bulunsun eline sağlık :)
    Bu arada benim kahve yanı kitap bloğumdaki mim'i gülerek okuyacağını düşünüyorum. Yapmadıysan sen de yap mutlaka, zaten benim mimlediğim herkes daha önce yapmış meğer :D
    Blogger Dünyası adlı yayınıma senin linkini de koyuyorum. İlgilenirsen kahve yanı makyaj bloğumda.
    Görüşürüüüüz! :)

    YanıtlaSil