15 Haziran 2016 Çarşamba

Hiçliğin Kıyısında ve Sonsuzluğun Kıyısında

Saatin kaç olduğunu bilmediğim ve hiç mi hiç umursamadığım bir günden merhabalarrr,

Günleri de unutursak tamamdır, o zamanlar da gelecek!


Ephesus yayınlarından bir dolu kitap aldım yanıma. Gücüm yettiğince yorumlayacağım.  Gerçi bu kitapları okuyalı çok oldu ama önce hepsini bitirmek istedim. Tutamadım kendimi.



Seri şeklinde yazılmış bu kitaplardan başlayalım. Sırasıyla;

Hiçliğin Kıyısında

Tesadüf, yazgıya verilen hayali bir isimden ibarettir..

Kitabı alırken veya kitaba başlarken ne bekleyeceğimi bilmiyordum. Çünkü kurgu kitapları alırken kesinlikle arka kapağı okumuyorum. Şimdi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki umduğumdan kat ve kat fazlasını buldum. En büyük tutkum olan ''yolculuğa çıkmak'' ile ilgili bir kitap olduğunu nereden bilebilirdim ki?  Bu kitap bizi alıp başka bir dünyaya götürmek için yazılmış. Camryn ile Andrew adlı birbirinden harika iki karakterin dünyasına...

Bir otobüs yolculuğuyla başlar her şey. Çıktıkları yolculukta birbirlerini tanır ve yaşama aynı açıdan baktıklarını fark eder Camryn ile Andrew. Otobüs ile başlayan yolculuk, araba ile devam eder ve hiç plan program yapmadan Amerika'yı keşfe çıkarlar. Yürekleri onları nereye götürürse oraya! Çünkü yaşam bir yolculuktur onlar için.

Tıpkı benim düşündüğüm gibi. Benim yaşama meydan okuma felsefem gibi.

Hiçliğin Kıyısında ya kitabın adı hani, o hiçliğin yollar olduğunu anladıktan sonra bu kitaba daha çok bağlandım. Hiç farkında olmadan, yaşamak istediğim hayatı yaşayan iki kişinin arasına daldım. Seyahat, seyahat daha çok seyahat. Nereye gittiğin hiç önemli değil. Tam benim istediğim şeydi bu ve kitabı okurken bir daha karar verdim ne yapmam gerektiğine. Sadece yollarda olmak istedim Camryn ve Andrew gibi.

O kadar hoş bir tesadüf ki, New Orleans'a yolları düşüyor bu çiftin. Benim en çok görmek istediğim yere. Yine onlarla birlikte sarhoş oluyorum, şarkı söylüyorum, geziyorum. Kitap adeta kendi dünyasına davet ediyor bizi.

Yolculuktan fazla bir şey söylemedim sanırım :) Ama kitabın özü bu.


Arka kapağı ise şöyle:

Yirmi yaşındaki Camryn, alışılmışın dışında bir yaşam tarzı düşlemektedir. Fakat başına gelen trajediler bu yaşamı kendisinden zorla çekip alınca, ilk bulduğu otobüse atlayarak varış noktasını bilmediği bir yolculuğa çıkar. Çıktığı bu kendini keşfetme yolculuğunda, kendisi gibi nereye gideceğini bilmeyen, Andrew Parrish adında biriyle tanışır. Fakat Andrew'unda bazı karanlık sırları vardır.

Andrew yolculukları esnasında Camryn'e kimseye bağlı kalmadan, içinden geldiği gibi yaşama, en derin ve kuytu arzularına teslim olma sanatını öğretir. Ancak Andrew'un ondan gizlediği sır yolun sonunda kendisini beklemektedir. Bu sır ikiliyi bir araya getirecek midir, yoksa onlar sonsuza dek birbirlerinden ayrılmaya mı mahkûm edecektir? 

En sevdiğim bölüm, kitaptan alıntılar :)

'' Ben kendimi tanımıyordum. 
Ne istediğimi, ne hissettiğimi, ne hissetmem gerektiğini bilmiyor, hayatımın herhangi bir döneminde bilmiş olduğumu da zannetmiyordum.'' 

''Okyanusun kokusu dünyanın başka yerlerinde farklı mıdır, merak ediyorum''

'' Yürek daima akla galip gelir. Her ne kadar pervasız, intihara meyilli, mazoşist olsa da her zaman istediğini yaptırır. ''

Çok sevdiğim bir kitap oldu benim. Eğer bu yazda evde kalıp hiçbir yere gidemezsem oturup tekrar tekrar Hiçliğin Kıyısında'yı okuyacağım ve seyahat ettiğimi hayal edeceğim napiiiim :)

Sonsuzluğun Kıyısında

Andrew ile Camryn'in maceraları bu kitapta da devam ediyor. Ancak biraz daha hüzünlü, sıkıntılı... Başlarına gelen felaketi aşmaya çalışıyorlar ve tek çarenin yeniden yollara düşmek olduğunu anlıyorlar.

İkinci kitap hakkında ipucu vermek istemiyorum çünkü öyle yaparsam diğer kitaba haksızlık olacak.

Ama karşılaştırma yapabilirim.

Benim için Hiçliğin Kıyısında daha güzel bir kitaptı. Çünkü daha fazla yol vardı, ''hiçliğin'' fazla olduğu yerleri daha çok sevdim ben. Sonsuzluğun Kıyısında da mecburi bir duraklama oldu yolculuklarda. Tekrar seyahat etmeye karar verdiklerinde ise o eski tadı alamadım ben.

Kitabın sonlarında ise yazara ''hoop, yavaş'' demek istedim. Ben, sonun daha çok okuyucunun hayal dünyasına bırakmaktan yanayım. Ama yazarımız neredeyse hiçbir şey düşünmemize fırsat vermeden noktayı koymuş. Bu hiç hoşuma gitmedi.

Bu seriyle ilgili aklımda kalan en çarpıcı şey Camryn'in ayaklarını arabanın camından sarkıtıp seyahat ettiği bölümlerdi. Arabadan inip yağmur altında kalmalar, yıldızların altında kalmalar.. Fazla cezbediciydi. Genel olarak eğlenceliydi. Kendi hayatınızdan sıkıldıysanız ve başka bir hayata doğru yolculuğa çıkmak isterseniz ben bu seriyi şiddetle tavsiye ederim.

Söyleyeceklerim bittiği için yazıyı bir alıntıyla bitireceğim. Arka kapağı bilerek yazmadım, siz de okumayın! :)

Kimin psikiyatriste ihtiyacı vardı ki? Kimin terapistlere, yaşam koçlarına, motivasyon konuşmalarına ihtiyacı vardı? Bütün bunları boş vermeliydik. Sadece ara sıra gece vakti gözlerinizi gökyüzüne dikerek kendinizi orada kaybolmaya bırakmalıydık.








5 yorum :

  1. Blogunu ziyarete geldim Busecim. İki kitabı da okumadım ama ilk kitabın alıntıları çok güzelmiş gerçekten. Sevgiler canım ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin ❤ Herkesin okuyabileceği ve sevebileceği bir kitap bence. Sevgiler :)

      Sil
  2. Blogunu ziyarete geldim Busecim. İki kitabı da okumadım ama ilk kitabın alıntıları çok güzelmiş gerçekten. Sevgiler canım ❤

    YanıtlaSil
  3. Seri kitaplara bulaşmak istemiyorum dedikçe bugün karşıma hep onlar çıkıyor. İlk kitapla ilgili yazını okudum, hoşuma gitti kaydettim alış veriş listeme. Sonra ikinci kısma geçtim bir de baktım ki aynı kitabın devamı. :D Alıntılar kitaplar hakkında güzel fikir veriyor ki senin yazdıkların da çok hoşuma gitti. Sanırım sadece 2 kitaptan oluşuyor. Öyleyse çok sıkıntı olmaz. 3 e kadar sıkıntı olmadan okuyabiliyorum. :)
    Neyse çok uzattım. Kalemine sağlık, keyifle okudum. Bir dahaki kitap alışverişimde alabilirim kitabı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten seveceğini düşünüyorum. Evet sadece iki kitaptan oluşuyor. Benim gözüm aynı yazarın yeni çıkan kitabına kaydı bile. Güzel yazıyor :) seri şeklinde okumak istemezsen yeni çıkan kitabını al ve kalemiyle tanış derim. Yargılamıyorum seri kitapları çünkü ben de kitap yazsam seri yazardım mutlaka :D

      Sil