26 Ağustos 2016 Cuma

Kan Kırmızı Yol - Moira Young

Macera okumayı sevenlere gelsin bu yazım :) Ben de hastasıyım.



Kırmızı cildine ve kapağına vurulup aldığım bir kitaptı Kan Kırmızı Yol. 

Kırmızı deyince olay bitiyor benim için :)

İtiraf etmem gerekirse okuyalı çok uzun zaman oldu. Hatta ikinci kitabı Asi Yürek'in çıktığını gördüğümde ''Aaa bloğuma yazısını yazayım da ikincisi okunmadan aradan çıksın'' demiştim kendi kendime. İkincisi bile eskidi :)

Olsun. Ben yeni okumuş gibi yorumlamaya başlıyorum. Zaten tekrar okumak istediğim kitaplardandır kendisi. 

Arka Kapak:

Saba kum fırtınaları tarafından harap edilmiş çorak bir diyarda yaşamaktadır. Çok sevdiği ikizi Lugh kaçırılınca gözü pek Jack ve Özgür Şahinler'le birlik olup Lugh'u aramaya koyulur.

İkizi Lugh'u bulmak için pek çok güçlükle savaşmak durumunda kalan genç kız, zekası ve iradesiyle tüm zorlukların üstesinden gelmeye, düşmanlarını yenmeye çalışır. Üstelik bu süreçte hem mücadelelerinde yenilmez biri olduğunu hem de aşkı ve dostluğu keşfeder.

Güçlü kadınların olduğu romanları seviyorum. Kapağı da zaten bu mesajı fazlasıyla veriyor. Baktıkça heyecanlandırıyor insanı. Çok başarılı.

İçeriğine gelecek olursam, bir film sahnesi gibi çok rahat canlandırdım sahneleri gözümün önünde. Bir sonraki sayfada ne olacak tahmin etmek mümkün değil. Öyle olunca da elinden düşmüyor insanın. Hani bir an önce bitsin, yok hiç bitmesin dediğimiz kitaplar var ya.. Tam olarak öyle bir his uyandırdı bende.

Çölün içinde, bol kum fırtınası ve heyecan barındıran, alışılmışın dışında bir macera kitabı okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim. Kitabımızın kahramanı Saba'yı en sevdiğim kitap karakterleri arasına koydum bile. 

Aslında bu kitabı herkes okusun istiyorum *-* 

Eksiklikler var mıydı? Evet, kitapta bir boşluk hissettim. Sanki dili birazcık daha kuvvetli olsa efsane bir roman olacak. Üzerinde biraz çalışma yapılabilirdi diye düşünmedim değil. Belki yazar ikinci kitabında bu eksikliği kapatmıştır ve dolu dolu bir kitap sunmuştur bize? Okumak için sabırsızlanıyorum.

Bu roman Saba adlı bir kızın ağzından anlatılıyordu. Asi Yürek ise Jack'in ağzından olacak. 

Fazlaca ayrıntıya girmeden ufak bir alıntıyla bitireyim diyorum :)

Gözlerini dikip bana bakıyor, yüzünde komik bir ifade var. ''Seni gülümserken ilk defa gördüm.'' diyor.

Ona sert sert bakıyorum. ''Ne demek istiyorsun? Ben hep gülümserim.'' diyorum.

''Hayır, gülümsemezsin.'' diyerek lafa karışıyor Emmi. ''Lugh civardayken gülümserdin, ama gittiğinden beri, hep huysuz ve korkunçsun!''

''Tamam,'' diyorum. ''Bu yeterli''






4 yorum :

  1. Kitap okumayı sevmem fakat bu kitabı merak ettim doğrusu :)

    YanıtlaSil
  2. vay enteresan bir tanıtım olmuş , ilgi çekti :Dteşekkürler paylaşım için, bu arada mail de attım ama diğer bloguna yorum almıyor musun?

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel bir yazı olmuş, etkinlikten geldim bende bloguma beklerim :)

    YanıtlaSil
  4. harika bir yazı. Teşekkürler :) blog keşif etkinliğinden geliyorum :) https://sofistikedusunur.blogspot.com.tr/ dizi, film ve daha bir çok içerik için lütfen göz at :)

    YanıtlaSil